Çin’deki ihracatçılar, son dönemde artan enerji maliyetleri ve küresel talep tehditleri nedeniyle derin bir kaygı yaşıyor. Orta Doğu’daki çatışmaların yarattığı belirsizlik, Çinli şirketlerin tedarik zincirlerini yeniden yapılandırma çabalarının yanı sıra, büyük bir risk faktörü olarak öne çıkıyor. Özellikle İran’daki savaş, ihracatçılar için endişe verici bir durum haline gelmiş durumda.
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in düzenleyeceği önemli zirve öncesinde, Çinli ihracatçıların gündeminde tarifeler yerine savaş konuları ön plana çıkıyor. Eurasia Group’un Çin Direktörü Wang Dan, ülke genelindeki ihracatçılarla yaptığı görüşmelerde, şirketlerin en büyük korkusunun savaşın ne kadar süreceği olduğunu vurguladı. Wang, birçok firmanın zirveyle ilgili beklentilerinin tarifeleri geride bıraktığını belirtti ve bazı firmaların, çatışmanın uzaması durumunda yılın ikinci yarısında küçülmeye gitmeyi planladıklarını ifade etti.
Economist Intelligence Unit’ten Çin Başekonomisti Yue Su, Pekin ve Washington’un zirvede Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve bölgedeki istikrarın sağlanması konusunda ortak bir mesaj vermesinin beklendiğini belirtti. İran’daki savaşın yarattığı tedarik zinciri sorunları, birçok Çinli ihracatçı üzerinde ABD’nin gümrük tarifelerinden daha büyük bir baskı oluşturuyor.
Shenzhen merkezli Livall Tech’in CEO’su Bryan Zheng, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatlarda yaşanan gecikmeler nedeniyle Avrupa’ya ürün göndermek için pahalı hava kargo yöntemine yöneldiklerini aktardı. Zheng, normalde 30-40 gün süren teslimatların yaklaşık 50 güne çıktığını kaydetti. Ayrıca, Asya’daki limanlardaki yoğunluk da nakliye maliyetlerini artırmakta. Şanghay ve Ningbo limanlarında yaşanan yığılmalar, Asya-Avrupa ve Akdeniz rotalarındaki konteyner taşımacılığını yavaşlatıyor.
Çinli ihracatçılar için bu belirsiz ortam, stratejilerini gözden geçirmeleri konusunda baskı yaratıyor ve geleceğe yönelik planlamalarını zorlaştırıyor.